28 yaşındayım. O gece her şey normal başlamıştı. İşten çıkmış, evde duş almış, biraz Netflix açmıştım. Telefonum titreşti. Eski bir arkadaşım, Emre. Üniversiteden tanırdık, yıllardır ara sıra mesajlaşırdık. “Bugün şehirdeyim, müsait misin?” yazmıştı. Biraz düşünüp “Gel” dedim.

Kapıyı açtığımda karşımda uzun boylu, koyu saçlı, hafif sakallı bir adam duruyordu. Emre. Göz göze geldik. O an bir şey değişti. İçeri girdik, bira açtık, konuşmaya başladık. Eskiden olduğu gibi rahat değildi. Bakışları daha uzun sürüyordu. Ben de bakıyordum.

Bir noktada sustuk. Oturduğumuz kanepe dar geldi. Omuzlarımız birbirine değdi. Emre elini dizime koydu. Ben çekmedim. Yavaşça yüzüme yaklaştı. Öpüştük. Ağzı sıcak ve ısrarcıydı. Dilini hissettim, benimkini aradı. Ellerim saçlarına gitti, onun elleri tişörtümün altına süzüldü.

Yatak odasına geçtik. Işıklar kapalıydı, sadece koridordan sızan hafif bir aydınlık vardı. Üstümüzü çıkardık. Vücudu sert ve sıcak geldi. Gögsüme sarıldı, meme uçlarımı dilledi. Ben de onun boynunu, omuzlarını öptüm. Ellerimle belini kavradım, kalçasına indim. Sertleşmişti. Ben de öyleydim.

Yatağa uzandık. Emre üstüme çıktı, birbirimizi sıvazladık. Ağzına aldım onu. Sıcak ve sertti, dilimi etrafında dolaştırdım. İnledi. Sonra o bana döndü, yavaş yavaş yuttu. Boğazına kadar indirdi. Kalçam yükseldi. Birkaç dakika böyle devam ettik, sonra pozisyon değiştirdik.

Beni ters çevirdi. Belimi tuttu, parmaklarını yavaşça içeri soktu. Önce bir, sonra iki. Kendimi gevşetmeye çalıştım. Kayganlaştırıcı kullandık. Sonra kendini dayadı. Yavaş yavaş girdi. Acı ve haz karıştı. Derin bir nefes aldım. İçerideyken durdu, bekledi. Sonra hareket etmeye başladı. Yavaş, derin. Her itişte biraz daha doldum. Ellerim çarşafa sarıldı. O da inliyordu.

Tempo arttı. Kalçalarım onunkine çarpıyordu. Bir eliyle sikimi kavradı, ritme uydurdu. Çok yakındım. “Boşalacağım” dedim. O da hızlandı. Birlikte geldik. İçimde boşaldı, ben de eline. Birkaç saniye öyle kaldık, nefes nefese.

Sonra yan yana uzandık. Ter kokuyorduk. Emre elini göğsüme koydu. Hiçbir şey konuşmadık. Bir süre sonra duşa girdik. Sıcak suyun altında birbirimizi yıkadık. Tekrar öpüştük, ama bu sefer daha yavaş.

Sabah uyandığımda yanımdaydı. Gözlerini açtı, baktı. Gülümsedi. O an gerçekçi geldi. Hiçbir abartı yoktu. Sadece iki adam, bir gece, bedenleri ve istekleri.